13 Mayıs 2012 Pazar
7 Mayıs 2012 Pazartesi
SÜRPRİZLERİ SEVİYORUM
Öyle bir zamanda, öyle bir durumda okudum ki bu yazıyı. İlaç gibi geldi...
Oğullarımla ilgili bir konuda derin derin düşünürken, o kadar da derine gitmeme gerek olmadığını fark ettim.
Çok saygı duyduğum bir doktor büyüğümün tavsiyesi ile okudum. Sohbet konusu bambaşka bir şeydi. Politik bir olayın, apolitik bir uygulamasına konu olmuştu bu yazı. Nefis bir harman oldu sohbetimiz ve benim hiç beklemediğim bir şekilde, hiç beklemediğim bir noktaya ışık tuttu. Hayatın bu oyunlarına bayılıyorum. Sürprizler... Eksik olmasınlar.
------------------------------------------------------------------------------------------------
PULSUZ DİLEKÇE
Sevgili Anneciğim,Babacığım,
Bütün duygu ve düşüncelerimi dile getirebilseydim, size şunları söylemek isterdim: Sürekli bir
büyüme ve değişme içindeyim.Sizin çocuğunuz olsam da sizden ayrı bir kişilik geliştiriyorum. Beni
tanımaya ve anlamaya çalışın. Deneme ile öğrenirim.Bana ayak uydurmakta güçlük çekebilirsiniz.Oyunda, arkadaşlıkla, uğraşlarımda özgürlük tanıyın.Beni her yerde, her zaman koruyup kollatmayın. Büyümeyi çok istiyorsm da ara sıra yaşımdan küçük davranmaktan kendimi
alamıyorum.Bunu önemsemeyin.Ama siz beni şımartmayın. Hep çocuk kalmak isterim sonra.Her
istediğimi elde edemiyeceğimi biliyorum. Ama siz verdikçe almadan edemiyorum.Bana yerli yersiz söz
de vermeyin. Sözünüzü tutmayınca sizlere güvenim azalıyor. Bana kesin ve kararlı davranmaktan
çekinmeyin. Yoldan saptığımı görünce beni sınırlayın. Koyduğunuz kurallar ve yasakların hepsini
beğendiğimi söyleyemem. Ancak, hiç kısıtlanmayınca ne yapacağımı şaşırıyorum. Tutarsız
davrandığınızı görünce hem bocalıyor, hem de bundan yararlanmadan edemiyorum. Öğütlerinizden
çok davranışlarınızdan etkilendiğimi unutmayın.Beni eğitirken ara sıra yanlışlar yapabilirsiniz. Bunları çabuk unuturum.Ancak birbirinize saygı ve sevginizin azaldığını görmek beni yaralar ve sürekli tedirgin eder.Çok konuşup çok bağırmayın. Yüksek sesle söylenenleri pek duymam. Yumuşak ve kesin sözler bende daha iyi iz bırakır.”Ben senin yaşında iken...” diye başlayan söylevleri hep kulak ardına atarım.
Küçük yanılgılarımı büyük suçmuş gibi başıma kakmayın. Bana yanılma payı bırakın. Beni korkutup
sindirerek,suçluluk duygusu aşılayarak uslandırmaya çalışmayın. Yaramazlıklarım için beni kötü
çocukmuşum gibi yargılamayın.Yanlış davranışım üzerinde durup düzeltin. Ceza vermeden önce beni
dinleyin. Suçumu aşmadığı sürece cezama katlanabilirim.Beni dinleyin.Öğrenmeye en yakın olduğum
anlar, soru sorduğum anlardır. Açıklamalarınız kısa ve özlü olsun. Beni yeteneklerimin üstünde işlere
zorlamayın. Ama başarabileceğim işleri bekleyin. Bana güvendiğinizi belli edin. Beni destekleyin; hiç
değilse çabamı övün.Beni başkalarıyla karşılaştırmayın; umutsuzluğa kapılırım. Benden yaşımın
üstünde olgunluk beklemeyin. Bütün kuralları birden öğretmeye kalkmayın; bana süre tanıyın. Yüzde
yüz dürüst davranmadığımı görünce ürkmeyin. Beni köşeye sıkıştırmayın; yalana sığınmak zorunda
kalırım. Sizi çok bunaltsam bile soğukkanlığınızı yitirmeyin. Kızgınlığınızı haklı görebilirim, ama beni
aşağılamayın. Hele başkalarının yanında onurumu kırmayın. Unutmayın ki ben de sizi yabancıların
önünde güç durumlara düşürebilirim. Bana haksızlık ettiğinizi anlayınca açıklamaktan çekinmeyin.
Özür dileyişiniz size olan sevgimi azaltmaz; tersine, beni size daha çok yaklaştırır.
Aslında ben sizleri olduğunuzdan daha iyi görüyorum. Bana kendinizi yanılmaz ve erişilmez
göstermeye çabalamayın. Yanıldığınızı görünce üzüntüm büyük olur.
Biliyorum ara sıra sizi üzüyor, belki de düş kırıklığına uğratıyorum. Bana verdikleriniz yanında benden istediklerinizin çok olmadığını da biliyorum.
Yukarıda sıraladığım istekler size çok geldiyse bir çoğundan vazgeçebilirim; yeter ki beni ben olarak
seveceğinize inancım sarsılmasın.
Benden “ Örnek çocuk” olmamı istemezseniz, ben de sizden kusursuz ana-baba olmanızı
beklemem. Sevecen ve anlayışlı olmanız bana yeter.
Sizin çocuğunuz olarak doğmak elimde değildi. Ama seçme hakkım olsaydı, sizden başka kimsenin
çocuğu olmak istemezdim.
Sevgiler
Çocuğunuz
Prof.Dr. Atalay Yörükoğlu
Oğullarımla ilgili bir konuda derin derin düşünürken, o kadar da derine gitmeme gerek olmadığını fark ettim.
Çok saygı duyduğum bir doktor büyüğümün tavsiyesi ile okudum. Sohbet konusu bambaşka bir şeydi. Politik bir olayın, apolitik bir uygulamasına konu olmuştu bu yazı. Nefis bir harman oldu sohbetimiz ve benim hiç beklemediğim bir şekilde, hiç beklemediğim bir noktaya ışık tuttu. Hayatın bu oyunlarına bayılıyorum. Sürprizler... Eksik olmasınlar.
------------------------------------------------------------------------------------------------
PULSUZ DİLEKÇE
Sevgili Anneciğim,Babacığım,
Bütün duygu ve düşüncelerimi dile getirebilseydim, size şunları söylemek isterdim: Sürekli bir
büyüme ve değişme içindeyim.Sizin çocuğunuz olsam da sizden ayrı bir kişilik geliştiriyorum. Beni
tanımaya ve anlamaya çalışın. Deneme ile öğrenirim.Bana ayak uydurmakta güçlük çekebilirsiniz.Oyunda, arkadaşlıkla, uğraşlarımda özgürlük tanıyın.Beni her yerde, her zaman koruyup kollatmayın. Büyümeyi çok istiyorsm da ara sıra yaşımdan küçük davranmaktan kendimi
alamıyorum.Bunu önemsemeyin.Ama siz beni şımartmayın. Hep çocuk kalmak isterim sonra.Her
istediğimi elde edemiyeceğimi biliyorum. Ama siz verdikçe almadan edemiyorum.Bana yerli yersiz söz
de vermeyin. Sözünüzü tutmayınca sizlere güvenim azalıyor. Bana kesin ve kararlı davranmaktan
çekinmeyin. Yoldan saptığımı görünce beni sınırlayın. Koyduğunuz kurallar ve yasakların hepsini
beğendiğimi söyleyemem. Ancak, hiç kısıtlanmayınca ne yapacağımı şaşırıyorum. Tutarsız
davrandığınızı görünce hem bocalıyor, hem de bundan yararlanmadan edemiyorum. Öğütlerinizden
çok davranışlarınızdan etkilendiğimi unutmayın.Beni eğitirken ara sıra yanlışlar yapabilirsiniz. Bunları çabuk unuturum.Ancak birbirinize saygı ve sevginizin azaldığını görmek beni yaralar ve sürekli tedirgin eder.Çok konuşup çok bağırmayın. Yüksek sesle söylenenleri pek duymam. Yumuşak ve kesin sözler bende daha iyi iz bırakır.”Ben senin yaşında iken...” diye başlayan söylevleri hep kulak ardına atarım.
Küçük yanılgılarımı büyük suçmuş gibi başıma kakmayın. Bana yanılma payı bırakın. Beni korkutup
sindirerek,suçluluk duygusu aşılayarak uslandırmaya çalışmayın. Yaramazlıklarım için beni kötü
çocukmuşum gibi yargılamayın.Yanlış davranışım üzerinde durup düzeltin. Ceza vermeden önce beni
dinleyin. Suçumu aşmadığı sürece cezama katlanabilirim.Beni dinleyin.Öğrenmeye en yakın olduğum
anlar, soru sorduğum anlardır. Açıklamalarınız kısa ve özlü olsun. Beni yeteneklerimin üstünde işlere
zorlamayın. Ama başarabileceğim işleri bekleyin. Bana güvendiğinizi belli edin. Beni destekleyin; hiç
değilse çabamı övün.Beni başkalarıyla karşılaştırmayın; umutsuzluğa kapılırım. Benden yaşımın
üstünde olgunluk beklemeyin. Bütün kuralları birden öğretmeye kalkmayın; bana süre tanıyın. Yüzde
yüz dürüst davranmadığımı görünce ürkmeyin. Beni köşeye sıkıştırmayın; yalana sığınmak zorunda
kalırım. Sizi çok bunaltsam bile soğukkanlığınızı yitirmeyin. Kızgınlığınızı haklı görebilirim, ama beni
aşağılamayın. Hele başkalarının yanında onurumu kırmayın. Unutmayın ki ben de sizi yabancıların
önünde güç durumlara düşürebilirim. Bana haksızlık ettiğinizi anlayınca açıklamaktan çekinmeyin.
Özür dileyişiniz size olan sevgimi azaltmaz; tersine, beni size daha çok yaklaştırır.
Aslında ben sizleri olduğunuzdan daha iyi görüyorum. Bana kendinizi yanılmaz ve erişilmez
göstermeye çabalamayın. Yanıldığınızı görünce üzüntüm büyük olur.
Biliyorum ara sıra sizi üzüyor, belki de düş kırıklığına uğratıyorum. Bana verdikleriniz yanında benden istediklerinizin çok olmadığını da biliyorum.
Yukarıda sıraladığım istekler size çok geldiyse bir çoğundan vazgeçebilirim; yeter ki beni ben olarak
seveceğinize inancım sarsılmasın.
Benden “ Örnek çocuk” olmamı istemezseniz, ben de sizden kusursuz ana-baba olmanızı
beklemem. Sevecen ve anlayışlı olmanız bana yeter.
Sizin çocuğunuz olarak doğmak elimde değildi. Ama seçme hakkım olsaydı, sizden başka kimsenin
çocuğu olmak istemezdim.
Sevgiler
Çocuğunuz
Prof.Dr. Atalay Yörükoğlu
1 Mayıs 2012 Salı
22 Nisan 2012 Pazar
BİR BULUT DAHA...
BULUT GEÇTI GÖZYASLARI KALDI ÇIMENDE
GÜL RENGI SARAP IÇILMEZ MI BÖYLE GÜNDE
SEHER YELI ESER,YIRTAR ETEGINI GÜLÜN
GÜLE BAKTIKÇA ÇIRPINIR YÜREGI BÜLBÜLÜN
BU YILDIZLI GÖKLER NE ZAMAN BASLADI DÖNMEYE?
KIMSE BILMEZ,KIMSE BILMEZ...
19 Nisan 2012 Perşembe
Güncelleme
İhtisas sırasında, nöbetlerden birinde beyin cerrahı bir arkadaşımla felsefe yapıyorduk.
Bana söylediği o anda tuhaf gelmişti. Değerini ve anlamını bugün kavrıyorum.
Demişti ki: "Burcu. Hayatta herşey o kadar değişken ki... Herşeyi güncellemek lazım. İnanmazsın belli aralıklarla arkadaş listemi bile güncelliyorum. Eskiden dost dediğim benim kadar değişmezse, dostluktan düşüyor." demişti. "Olur mu canım!?!?!" demiştim o zamanlar. Bugün haklı olduğunu düşünüyorum.
Andım yine Herakleitos'u...
Aynı nehirde iki kere yıkanılmadığı gibi, insan da hayatı boyu aynı kalmaz.
Ya değişmeseydik!?! Değişemeseydik?! Ne sıkıcı olurdu!!!
Olaylar oluyor, zamanı geliyor ve kontakt listeleri güncelleniyor. Bazıları düşüyor, yenileri ekleniyor...
Değişmeyen tek şey değişim ve YAŞASIN DEĞİŞİM.
Bana söylediği o anda tuhaf gelmişti. Değerini ve anlamını bugün kavrıyorum.
Demişti ki: "Burcu. Hayatta herşey o kadar değişken ki... Herşeyi güncellemek lazım. İnanmazsın belli aralıklarla arkadaş listemi bile güncelliyorum. Eskiden dost dediğim benim kadar değişmezse, dostluktan düşüyor." demişti. "Olur mu canım!?!?!" demiştim o zamanlar. Bugün haklı olduğunu düşünüyorum.
Andım yine Herakleitos'u...
Aynı nehirde iki kere yıkanılmadığı gibi, insan da hayatı boyu aynı kalmaz.
Ya değişmeseydik!?! Değişemeseydik?! Ne sıkıcı olurdu!!!
Olaylar oluyor, zamanı geliyor ve kontakt listeleri güncelleniyor. Bazıları düşüyor, yenileri ekleniyor...
Değişmeyen tek şey değişim ve YAŞASIN DEĞİŞİM.
11 Nisan 2012 Çarşamba
İlk Emir: Oku !
Yine kaymaya başladı hayat elimin altından, yağlı bir ip gibi...
Tutamıyorum. Ama tutmaya da çalışmıyorum bu sefer. Takılacak bir yerde makara ve duracak bir yerde. Ben tutabileyim diye... Biliyorum.
Bugün bir kitap aldım. Hayatım değişmedi. Ama hayatımı değiştirenlere atıf vardı. Okumak güzel, hissetmek daha da güzel. Yazanı ve yazdıklarını...
Hayat çok güzel. Anlayana ;-)
Tutamıyorum. Ama tutmaya da çalışmıyorum bu sefer. Takılacak bir yerde makara ve duracak bir yerde. Ben tutabileyim diye... Biliyorum.
Bugün bir kitap aldım. Hayatım değişmedi. Ama hayatımı değiştirenlere atıf vardı. Okumak güzel, hissetmek daha da güzel. Yazanı ve yazdıklarını...
Hayat çok güzel. Anlayana ;-)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
